Türkiye İşçi Partisi, Kürt Sorununa ilişkin TBMM’de kurulan Komisyon çalışmalarına Saray Rejimi’nin antidemokratik niteliğini bilerek, bu süreci kendi küçük siyasi hesaplarına alet etme niyetlerini görerek ancak bu tutuma engel olma kararlılığı ve barış, demokrasi, özgürlük mücadelemizin bir alanı olarak katılmıştır. 

Gelinen aşamada Komisyon’da iktidar temsilcilerinin  sergilediği görüntü oyalama ve kendilerine meşruiyet devşirmeye çabalamaktan ötesine geçmemiştir. 

Bugün de İmralı’ya gidip gitmeme tartışması, yapılması gerekenleri örten bir işleve büründürülmektedir. 

Türkiye İşçi Partisi açısından herhangi bir toplumsal sorun ancak konunun muhataplarıyla görüşülerek ve kararlı politikalar üretip uygulayarak çözülebilir. 
Ancak Saray Rejimi’nin şu ana kadar herhangi bir sorunu çözmek istediğine tanık olmadık. Bugün de böyle bir önceliği olduğunu görmüyoruz. Aksine AKP ve MHP koalisyonunun önceliği Türkiye’nin ve bölgemizin sorunlarını patronlar, tarikatlar, çeteler veya emperyalizm için bir fırsata çevirmektir. 

Kürt Sorunu, aynı zamanda çok önemli bir demokrasi ve özgürlükler sorunudur. Oysa iktidar, kendine muhalif herkesi hapse atmakta; yargı, medya ve toplumsal muhalefet üzerinde tam bir abluka kurmakta; hukuk devleti ilkesini, demokrasiyi ve özgürlükleri fiilen askıya almaktadır. 

Eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve adalet talep eden herkes ağır bir tehdit altındayken, bu ülkenin hiçbir sorunu gerçek anlamda çözülemez. 

Çözüm için samimiyet adaletin yerini bulmasından, Kürt sorununda somut adımlar atmaktan, Anayasa’ya, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymaktan geçmektedir. Samimiyet Silivri’de cisimleşen faşizan yaklaşımın son bulmasından  geçmektedir. 

TİP bugüne kadar olduğu gibi bugün de bu çizgiyi savunacak ve gerçek bir barış, adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir.