Bu yıl 23 Nisan’ı, okulların şiddet sarmalına terk edildiği, uyuşturucu yaşının neredeyse ilkokul seviyelerine indiği, çeteler tarafından suça ve “MESEM” adı altında emeklerinin sömürüldüğü derin bir toplumsal ve ekonomik çöküşün utancıyla karşılıyoruz.

İktidar ve medyası bu tabloyu bireysel çöküşlerle, “şiddet içerikli oyunlarla” “ahlaksız gençlikle”, “bozulan ailelerle”, “gelişimsel farklılıklarla” ve/veya “cinsel kimlikle” açıklama yarışına girse de tablo açıkça şiddetle, ayrımcılıkla ve yoksullukla yok edilen çocukluğun yarattığı yıkımı göstermektedir.

Bu tablo, “dindar ve kindar nesiller” yetiştirme sevdasıyla yola çıkan, liyakatsiz kadroları okullara, devletin tüm kademelerine dolduran, öğretmenleri yoksulluğa mahkum edip değersizleştiren ve hukuksuzluğu devlet politikası haline getiren ve hiçbir hatasının bedelini ödemeyen cezasızlık kültürünün doğrudan sonucudur.

 

Eğitim Hakkı

Çocukların eğitim hakkının gasp edilmesine yol açan tüm uygulamalara son verilmelidir. Yoksullukla mücadele edilmeli, okul ücretleri kaldırılmalı, çocukların eğitim giderleri (kırtasiye, kıyafet, yol vs) devlet tarafından karşılıksız ve ücretsiz bir biçimde karşılanmalıdır.Çocukların okul öncesi eğitim hakkı devlet güvencesine alınmalıdır. Çocukluk kavramını hedef alan, eğitimi dinselleştirerek çocukların bilişsel gelişimine zarar veren politikalara son verilmelidir.

 

Eğitim Süresi

Zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına yönelik her türlü piyasacı girişim durdurulmalıdır. Dezavantajlı, yoksul ve özellikle kız çocuklarının eğitim süreçlerinden kopmasına izin verilmemelidir.

 

Sosyal Hizmet

Okullarda en az bir sosyal hizmet uzmanı, bir psikolog/psikolojik danışman ve bir sağlık personelinden oluşan okul bazlı sosyal hizmet birimleri kurulmalı; bu birimler devlet bünyesinde koordineli bir şekilde çalışmalıdır.

 

Çocuk Koruma Kanunu

Derhal çocuk hakları merkezli bir çocuk koruma politikası oluşturulmalı; buna dair hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli ve uygulama için somut bir yol haritası çıkarılmalıdır.

 

Bir Öğün Yemek ve Temiz Su

Her okula kamusal bütçeden eşit kaynak ayrılmalı okulların altyapısı yenilenmelidir. Çocukların en temel hakkı olan temiz su ve sağlıklı bir öğün yemek derhal ve ücretsiz olarak okul içinde karşılanmalıdır.

 

Uzman Desteği

Okullarda rehber öğretmen ve psikolojik danışman sayısı uluslararası standartlara çıkarılmalı; her çocuk ihtiyaç duyduğu an ücretsiz uzman desteğine erişebilmelidir.

 

Kapsayıcı Müfredat

Çocukları tek tipleştiren, sınav merkezli eğitim modeli terk edilmeli; sanat, spor ve felsefeyi merkeze alan, bireysel farklılıkları zenginlik olarak gören bir eğitim modeli inşa edilmelidir.Din temelli değil, pedagojik, evrensel insan haklarını gözeten ve bilim temelli bir müfredat uygulanmalıdır.

 

Eğitimde Laikliğe Dönüş

İktidarın vakıf, dernek ve cemaatlere devrettiği çocuk kurumları kamusal denetime alınmalı; ÇEDES başta olmak üzere tüm bu protokoller sonlandırılmalıdır.

 

Erişilebilirlik

Özel gereksinimli ve engelli çocukların eğitim hakkı, eşitlik ve erişilebilirlik ilkeleri doğrultusunda güvence altına alınmalıdır. Çocuklara uygun destek hizmetleri ve kapsayıcı okul ortamları sağlanmalıdır. Çeşitliliği yok sayan, ayrıştırıcı ve ayrımcı söylemler ve uygulamalar son bulmalıdır. 

 

Meslek Eğitiminde Düzenleme

Çocukların iş cinayetlerinde can vermesine neden olan sömürü sistemi derhal sonlandırılmalıdır MESEM’ler kapatılmalıdır. Bilim temelli, çocukların güvenli alanlarda öğrenim görmesini merkeze alan gerçek mesleki eğitim programları hayata geçirilmelidir.

 

Aileyi Denetleme Politikaları

Çocukları kontrol altına almaya, ihmal ve istismarı görünmez kılmaya olanak tanıyan kapalımuhafazakâr aile anlayışına son verilmelidir. Aileyi çocuğun yüksek yararı doğrultusunda denetleyen ve yönlendiren bir kamu politikası oluşturulmalıdır. Eğitimi kesintiye uğratan ailelere gerekli yaptırımlar uygulanmalı; şiddetin faili haline gelmiş ebeveynlerden çocuklar korunmalıdır.

 

Toplum Merkezleri

Toplum merkezleri aracılığıyla aileler ve çocukların yaşadığı tüm sosyal çevreler kamusal sorumluluk kapsamında düzenli olarak izlenmeli ve desteklenmelidir. Çocukların etrafını kuşatan şiddet sarmalı; yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olarak ele alınmalıdır. Aile içi ihmal ve istismardan, mahalle ölçeğinde örgütlenen çeteleşmeye kadar uzanan risk alanları toplum merkezleri üzerinden erken tespit edilmeli ve önleyici politikalarla müdahale edilmelidir.

 

Rehabilitasyon ve Topluma Kazandırma

Suça bulaşan ya da risk altında bulunan çocuklar için cezalandırma değil, topluma kazandırma esas alınmalıdır. Sevgi evleri ve çocuk destek merkezleri; çocukları izole eden değil topluma bağlayan, cezalandıran değil onaran, baskılayan değil güçlendiren kurumlara dönüştürülmelidir. Bu merkezlerde psikososyal destek, eğitimle yeniden bağ kurma, sanat ve sporla güçlenme süreçleri temel alınmalıdır. Her çocuk yeniden başlayabilir.

 

Demokratik Okul Meclisleri

Okul politikalarında öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin söz sahibi olduğu demokratik okul meclisleri kurulmalıdır. Aileler ve eğitimciler arasında çocuğun yüksek yararını esas alan güvene dayalı bir işbirliği geliştirilmelidir.

 

ÇAĞRI

 

Türkiye İşçi Partisi olarak; her çocuğun eşit, parasız, bilimsel ve laik eğitime katılımını; söz söyleme, oyun oynama ve sağlıklı yaşama hakkını savunmak yukarıdaki talepleri hayata geçirmek için örgütlenmeye çağırıyoruz.  

Her mahallede öğretmenlerle, velilerle, öğrencilerle bir araya gelerek Eğitim Hakkı Dayanışma ve Mücadele Ağlarını kuralım, yaygınlaştıralım.

Çocuklarımız için yan yana gelelim.

Çocuklarımız için ses çıkaralım.

Çocuklarımız için mücadeleyi büyütelim.