LİBYA TEZKERESİNE HAYIR
AKP iktidarının Türkiye’yi ve gencecik evlatlarımızı Libya’da süren kirli savaşın parçası haline getirmesini kabul etmiyoruz. AKP, bugün mecliste görüşülecek tezkere ile orduyu bir kez daha İhvan
AKP iktidarının Türkiye’yi ve gencecik evlatlarımızı Libya’da süren kirli savaşın parçası haline getirmesini kabul etmiyoruz. AKP, bugün mecliste görüşülecek tezkere ile orduyu bir kez daha İhvan
Eski bir olaymış, ama biz yeni öğrendik. Edward Said 1979 yılında “Orta Doğu’da Barış” konulu bir konferansa katılmak üzere Sartre ve Simone de Beauvoir’dan davet almış.
1960’ta Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kız kardeş, Maria, Minerva ve Patria’nın diktatörlüğün askerleri tarafından tecavüz edilerek katledildikleri günden bugüne 25 Kasım, Kadına Yönelik
Kıbrıs, her iki toplumdaki milliyetçi ve şoven çevrelerin yıkıcı çabaları ve Anglo-Amerikan emperyalizminin hem bu çabaları kışkırtarak hem de bunlardan yararlanarak uyguladığı komploları sonucu trajik dönemlerden geçmiştir. Kıbrıs, NATO planlamaları çerçevesinde 15
Türkiye, 2002 Kasım’ından bu yana tarihinin bambaşka bir dönemini yaşıyor. Şimdiye kadar iktidar olmuş hiçbir gerici, sağcı hükümetle kıyaslanamayacak ölçüde kapsamlı bir dönüşümün yaşandığı bu 17
Kendini solda konumlandıran her çevre AKP iktidarının teorik-tarihsel geri planı konusunda bir şeyler söyleme gereğini duyuyor. Kimi çevrelere göre AKP iktidarı ülkenin yüz yıllık tarihine sürekli
“Suyuna gitme” deyimi Türk Dil Kurumu tarafından şöyle tanımlanır: “Birini kızdırmayacak veya ürkütmeyecek biçimde uysalca davranmak, alışkanlıklarına, isteklerine uygun davranışlarda bulunmak…” Bu deyimden hareketle Türkiye’deki sosyalistlere
Bugün 29 Ekim; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 96’ıncı yıldönümü. Biz de bu vesileyle bir çaresizlik beyanı, bir havlu atma itirafnamesi hazırlamayı düşündük… Konu şu: Türkiye’de, yaşları ve
Kuraldır. Felaket her zaman başka felaketler doğurur. Karanlığın daha kötüsü, kötülüğün daha katıksızı, çukurun daha derini her zaman vardır. Her yeni adım uçuruma doğru atılır. ***
Türkiye, Saray Rejimi tarafından yeni ve sonuçları çok acı olacak bir uçuruma doğru sürüklenmektedir. Şimdiye kadar Suriye savaşında kışkırtıcı roller üstlenen, cihatçı çetelere destek olan ve
Marmara bölgesi ve İstanbul’u etkileyecek şiddetli bir depremin zamanını bilmesek de olacağını biliyoruz. Bu, bilim insanlarının uzun zamandır vurguladığı bir gerçek. Önceki deneyimlerimizden biliyoruz ki, depremin
31 Mart – 23 Haziran’dan sonra Saray Rejimi açısından hayli sıkıntılı bir döneme girildiği artık malum. Bu sıkıntıların kendiliğinden büyümesinin ve Saray Rejimi’ni bir yıkılışa sürüklemesinin