Kapadokya Göreme Açık Hava Müzesi Girişi Peribacası Çökmesi, Ekolojik Tahribat ve Koruma Politikaları Bilgi Notu

1. Giriş

Nevşehir’in Merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde, Göreme Açık Hava Müzesi girişinde yer alan peribacalarından birinde 29 Ekim 2026 tarihinde saat 15.15 sularında ani bir kütle hareketi ve kaya çökmesi meydana gelmiştir. Nevşehir Valisi Hüseyin Kök’ün beyanatlarına göre, bölgede etkili olan aşırı yağışların tetiklediği toprak kayması ve kaya düşmesi sonucunda iki yurttaşımız ve bir Fransız hayatını kaybetmiş, beş kişi ise yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır.

Söz konusu facia, Kapadokya bölgesinde yıllardır sürdürülen kontrolsüz turizm politikalarını, ekolojik taşıma kapasitesinin aşılmasını ve hassas volkanik tüf ekosistemine yapılan rant odaklı insan müdahalelerini bir kez daha can yakıcı şekilde gündeme getirmiştir. Yaşanan çökme olayının jeolojik ve iklimsel nedenlerini, alandaki ziyaretçi baskısını, 2022 yılında "koruma" gerekçesiyle başlatılan tartışmalı yol projelerini ve TMMOB bünyesindeki meslek odalarının tespitlerini sunmak üzere TİP Kent ve Ekoloji Bürosu ve TİP Bilim Kurulu Kent ve Yerel Yönetimler Çalışma Grubu tarafından hazırlanmıştır.

2. Yıllardır Yaşanan Ziyaretçi ve Aşırı Turizm (Overtourism) Baskısı

Göreme Tarihi Milli Parkı, 1985 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Listesi’nde hem doğal hem kültürel değerleriyle karma miras statüsünde yer almaktadır. Ancak bölge, koruma ilkesini hiçe sayan kitlesel turizm politikalarının cenderesindedir.

Göreme Tarihi Milli Parkı tanıtım raporları ve Kültür Turizm Koruma Gelişim Bölgesi (KTKGB) analiz verilerine göre turizm baskısının boyutları şöyledir:

  • Ziyaretçi Yükü: 9.572 hektarlık Milli Park alanını yılda yaklaşık 2 milyon turist ziyaret etmektedir. Ziyaretçi yoğunluğu Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve, Uçhisar Kalesi ve belirli vadilerde kümelenmektedir.
  • Yatak Kapasitesi Baskısı: KTKGB genelinde 2010 yılında 13.457 olan yatak kapasitesinin Çevre Düzeni Planı hedefleri kapsamında 40.000’e çıkarılması öngörülmüştür. Bu kontrolsüz büyüme hedefi, yapılaşma ve altyapı stresini artırmaktadır.
  • Mekan İçi Oyulma ve Yapısal Müdahaleler: Geleneksel konutların, mağaraların ve tüf kayaçların otel, restoran ve mağazaya dönüştürülmesi esnasında yapılan bilinçsiz oymalar, kayaların statik dengesini bozmaktadır.
  • Araç Trafiği ve Titreşim Tahribatı: Vadi içlerinde ve sit alanlarında düzenlenen ATV motor turları, cip safariler, ağır otobüs trafiği ve dozerli altyapı çalışmaları, zeminde sürekli mikro titreşimler (vibrasyon) yaratmaktadır. Bu sürekli titreşimler, kılcal çatlakları büyüterek peribacası çökmelerine davetiye çıkarmaktadır.

3. İklim Krizi Etkileri ve Aşırı Yağış Rejimi

İç Anadolu Bölgesi’nin karasal iklim kuşağında yer alan Kapadokya’da, kışlar sert ve yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir. Ancak küresel iklim krizinin derinleşmesiyle birlikte bölgede mevsimsel dengeler bozulmuş, aşırı hava olaylarının frekansı ve şiddeti artmıştır.

İklimsel Faktör, Ekolojik ve Jeolojik Tahribat Mekanizması:

  • Yağış rejiminin değişikliği: Kurak geçen dönemlerin ardından aniden bastıran şiddetli sağanaklar, cılız step bitki örtüsüne sahip yamaçlarda güçlü yüzeysel akışa dönüşür. 29 Ekim 2026 tarihindeki çökmenin birincil tetikleyicisi bu aşırı yağıştır.
  • Gece gündüz sıcaklık farkları: Karasal iklimdeki keskin sıcaklık dalgalanmaları, tüf kayaçlarında sürekli genleşme ve büzülmeye neden olarak mikro çatlaklar oluşturur.
  • Donma çözülme döngüsü: Kış aylarında kayadaki çatlaklara sızan suyun donarak hacim genleşmesi yapması, tüf bloğunu içten dona maruz bırakarak çatlatır ve kopmayı hızlandırır.

Nevşehir Valiliği İl Çevre Durum Raporlarında vurgulandığı üzere, bölgede doğal orman varlığının son derece kısıtlı olması ve bitki örtüsünün zayıflığı, aşırı yağışların toprak ve kayaç üzerindeki yıkıcı erozyon etkisini doğrudan artırmaktadır. Fakat bu ekolojik bir süreçtir.

4. Jeolojik Yapı ve Çökmenin Fiziksel Nedenleri

Kapadokya Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporu verilerine göre, Kapadokya havzasının jeolojik temeli Üst Miyosen ve Pliyosen dönemlerinde Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ volkanlarının püskürttüğü lav, tüf, ignimbrit, lahar ve volkan küllerinden oluşmaktadır. Göreme Tarihi Milli Parkı sınırları içerisindeki peribacaları, bu yumuşak tüf tabakalarının (Ürgüp Formasyonu) akarsular, rüzgar ve sel suları ile seçici erozyona uğraması sonucunda şekillenmiştir.

Peribacalarının oluşum ve çökme dinamiğinde belirleyici olan fiziksel mekanizmalar şunlardır:

  • Litolojik Direnç Farkı ve Aşınma Kinetiği: Peribacalarının konik gövde yapısı kolay aşınan volkanik tüf ve küllerden; üst kısımdaki koruyucu "şapka" kütlesi ise ignimbrit ve lahar gibi aşınmaya dayanıklı sert kayaçlardan oluşmaktadır. Alt gövdenin erozyonla incelmesi sonucu boyun kısmı zayıflar. Üstteki ağır şapka kütlesi dengesini kaybettiğinde kırılma ve çökme kaçınılmaz hale gelir.
  • Hidro-Jeolojik Doygunluk ve Kohezyon Kaybı: Volkanik tüfler oldukça yüksek poroziteye (gözenekliliğe) sahiptir. Aşırı yağış durumunda tüf gözeneklerine dolan su, kaya kütlesinin ağırlığını katlayarak artırır. Suyun gözenek basıncını yükseltmesi tüfün iç kohezyonunu (bağlayıcılığını) zayıflatır ve kayma direncini düşürür.
  • Kaya Düşmesi ve Çatlak İlerlemesi: Onaylı Jeolojik Etüt Raporlarında da belirtildiği üzere, Uçhisar ve Ortahisar Kalesi gibi dik yamaçlarda ve tüf bloklarında yapısal süreksizlikler (çatlaklar ve kırıklar) bulunmaktadır. Süreksizliklere dolan suyun yarattığı kama etkisi, kaya dökülmelerine ve kitlesel kopmalara yol açmaktadır.

5. 2022 Yılında "Koruma" Gerekçeli Yol Çalışmaları ve Tahribat

2022 yılında, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 17.03.2011 tarih ve 2890 sayılı kararına dayanılarak, Göreme Açık Hava Müzesi’nin içinden geçen mevcut yolun araç trafiğine kapatılması kararlaştırılmıştır. Ancak mevcut yolu kapatma kararı uygulanırken, Kapadokya Alan Başkanlığı koordinasyonunda başlatılan "alternatif yol yapımı", koruma amacının tam aksine ağır bir tahribat projesine dönüşmüştür.

Göreme ile Ortahisar beldelerini bağlamak amacıyla yürütülen 2022 yılı yol projesinde şu ihlaller yaşanmıştır:

  • Kadastral yol genişletmesi adı altında 10 metre genişliğinde gidiş-geliş çift şeritli asfalt/beton yol kurgulanmıştır.
  • Yol güzergahı Birinci Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı içinden geçirilmiş, iki vadi arasındaki bakir sırtlar kepçe ve dozerlerle tıraşlanmıştır.
  • Yol inşaatı, bölgenin simge yapılarından Saklı Kilise’ye 8 metre mesafeye kadar yaklaşmış; iş makinelerinin kayaları kesmesi ve yol genişletmesi esnasında oluşan ağır sarsıntılar manastırları, şapelleri ve peribacalarını yıkım riskiyle karşı karşıya bırakmıştır.

Göreme Tarihi Milli Parkı 3D Sunum Projelerinde kapatılan yolların ahşap donatılar ve yürüyüş hatlarıyla peyzaja kazandırılacağı iddia edilse de sahadaki uygulama ağır iş makinelerinin çalıştığı bir "tarih ve doğa kıyımına" dönüşmüştür.

6. Meslek Odalarının (TMMOB) İnceleme ve Eleştirileri

2022 yılındaki yol inşaatı ve tahribat sürecinde TMMOB bünyesindeki meslek odaları alanda teknik incelemeler gerçekleştirmiş ve yetkililer hakkında hukuki süreç başlatmıştır.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin Raporu ve Tepkileri

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu ve Kent İzleme Merkezi heyeti tarafından alanda yapılan inceleme sonrasında kamuoyuna şu çarpıcı tespitler aktarılmıştır:

"Bir dünya mirası gözlerimizin önünde yok ediliyor. Yaptığımız incelemelerde vahşetin ne kadar büyük olduğunu gördük. Saklı Kilise ve arkeolojik sit alanları tehdit altında; peri bacaları, manastırlar, şapeller ve pek çok yer altı zenginliği dozerlerle ve ağır iş makineleriyle yok edilme tehdidi altında. Bunun adı doğa, tarih ve kültür cinayetidir."

Mimarlar Odası yetkilileri, Saklı Kilise’ye çıkan yolların kaya kesimleri nedeniyle kapatıldığını belirterek Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş; Kapadokya Alan Başkanlığı yetkilileri, belediye sorumluları ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında görevi kötüye kullanma ve kültür mirasını tahrip etme suçlamasıyla soruşturma açılmasını istemiştir. Ayrıca UNESCO Türkiye Milli Komitesi’ne resmi mektup gönderilerek alana uluslararası denetim komisyonu çağrılmıştır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Kayseri Şubesi’nin Basın Açıklaması

TMMOB Şehir Plancıları Odası Kayseri Şubesi tarafından 15.09.2022 tarihinde yapılan resmi basın açıklamasında durum şu teknik ve ilkesel çerçevede değerlendirilmiştir:

  • Mevcut Yolun Kapatılması Zorunluluktur: Göreme Açık Hava Müzesi içinden geçen mevcut yolun araç trafiğine kapatılması bilimsel açıdan son derece doğru ve gecikmiş bir karardır. Mevcut yolun müzeye ve kayaçlara verdiği zararlar bilimsel raporlarla sabittir.
  • Bilimsel Veri ve Analizlerin Gizlenmesi: Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri 02.08.2022 tarihli toplantıda alternatif yol için her türlü jeoradar görüntüleme ve analiz raporunun bulunduğunu beyan etmiştir. Ancak TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın 04.08.2022 tarihli resmi yazılı başvurusuna ve defalarca yapılan sözlü taleplere rağmen söz konusu jeoradar ve teknik analiz raporları meslek odasıyla paylaşılmamıştır.
  • Şeffaflık ve Katılımcılık İhlali: Kapadokya Alan Başkanlığı projeleri halktan ve meslek odalarından gizlemekte, bütüncül bir çevre düzeni ve yönetim planı olmaksızın parçacıl ve dayatmacı kararlar uygulamaktadır.

7. Politika Önerileri

Göreme Açık Hava Müzesi girişinde meydana gelen peribacası çökmesi ve yaşanan can kayıpları, kaderle ya da sadece "aşırı yağışla" açıklanamaz. Bu facia; Kapadokya’nın tüccar zihniyetiyle yönetilmesinin, Alan Başkanlığı eliyle sermayeye açılmasının, alandaki bilimsel denetimlerin yok sayılmasının ve ekolojik taşıma kapasitesinin zorlanmasının doğrudan bir sonucudur.

Bu olayı ele alırken sonuçları ve politika önerilerini sadece 1985 yılında karma kategori ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren “Göreme Milli Parkı ve Kapadokya” için değil, ülkemizin pek çok kültürel ve doğal varlığının aşırı turizm baskısı altında yönetildiğini not ederek değerlendirmekteyiz. Temel mücadele ve politika başlıkları öncelikle şunlardır:

  • Kapadokya Alan Başkanlığı Yapısının Teşhir Edilmesi: Yerel halkı, meslek odalarını ve bağımsız bilim insanlarını karar süreçlerinden dışlayan, tek adam rejiminin merkezi rant aygıtı olarak çalışan Kapadokya Alan Başkanlığı modeli sorgulanmalı; yerine demokratik, şeffaf ve kamu yararını esas alan özerk bir "Dünya Mirası Koruma Kurulu" oluşturulmalıdır.
  • Ağır İş Makineleri ve Titreşim Yaratan Faaliyetlerin Kontrolü ve Yasağı: Sit alanları ve Milli Park sınırları içerisinde ağır iş makinesi kullanımı, dozerli yol genişletmeleri ve zemin titreşimi yaratan ATV/cip safari gibi araç turları derhal kontrol altına alınmalı, eğer risk boyutu fazla ise ilgili bölge işaretlenerek yasaklanmalıdır. Halihazırda göçme yaşanan peribacasında ağır iş makinesi ile “çalışma” derhal durdurulmalıdır.
  • Jeoradar Raporlarının Açıklanması ve Şeffaflık: Bölgede planlanan veya yürütülen tüm projelerin jeofizik yöntemlerle hazırlanmış bağımsız jeoradar raporları kamuoyunun ve meslek odalarının incelemesine açılmalı ve anlaşılabilmeleri için açıklanmalıdır.
  • Taşıma Kapasitesi ve Kamusal Ekolojik Planlama: Kapadokya’nın yıllık ziyaretçi ve yatak kapasitesi ekolojik sınırlar dahilinde yeniden planlanmalı; kültür ve doğa varlıklarının metalaştırılmasına karşı kamusal koruma esas alınmalı, sürdürülebilir turizm planları hazırlanmalıdır.

Kapadokya’da 29 Ekim 2026 tarihinde yaşanan facia, kültürel ve doğal varlıklarımızın korunması, onlara muamele, tanıtılması, yaşatılması üzerine çok daha fazla düşünülmesine ihtiyaç vardır. Kültürel ve doğal varlıklarımızın hoyratça metalaştırılması, tüm uyarılara rağmen, kapalı kapılar ardında yapılan işgüzarlıklar, bilinçli olarak tüketici turizmin cenderesine sokmak, tek adam rejiminden kültürel alanlarımızın payına düşenlerden sadece birkaçıdır.

İnsanlığın ve dünyamızın ortak değerlerine sahip çıkmak, onları yaşatmak her alanda olduğu gibi bir mücadele konusudur.