Her yere götüren halay
Geçenlerde gündeme geldi: Türkücü Mahmut Tuncer “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Halay ise her yere” demiş… Mantığa başvurarak bir noktadan başka bir noktaya gelmeye
Geçenlerde gündeme geldi: Türkücü Mahmut Tuncer “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Halay ise her yere” demiş… Mantığa başvurarak bir noktadan başka bir noktaya gelmeye
Ülke genelinde siyasetin görece durgunlaştığı yaz aylarını geride bıraktık. Gerçi Türkiye gibi bir ülkede “durgunlaşma” konusundaki beklentileri yüksek tutmak mümkün değil; hem içeride hem de dışarıda
Dünya ölçeğinde yaşadığımız dönemin tuhaflıkları, özellikle siyasal tartışmalarda öne çıkan düzeysizlikleri, insana pes dedirten saçmalıkları ve olumsuz başka özellikleri söz konusu olduğunda yanıtlanması gereken kritik soru
Marx’ın kullandığı terim ve sözcüklere değer verenler için hatırlatalım: 1850’li yıllarda Marx, New York’ta yayınlanan Tribune gazetesine Avrupa’daki siyasal gelişmelerle ilgili yazılar göndermiştir (özellikle Kırım Savaşıyla
Haftaya damgasını vuran en önemli siyasal gelişme, üç ilin seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanmasıydı. Rejimin bu adımını kendi başına yorumlayıp bir yere oturmak mümkün olsa
TÜM EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİNE ÇAĞRIMIZDIR Kuruluşunun ve iktidarının 17. yılını geride bırakan AKP’nin tek adam yönetimi, son yerel seçim yenilgisini ve baş aşağı gidişini bir
Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyeleri eşbaşkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması, faşist bir uygulama olmanın yanı sıra, Saray Rejimi’nin yakın gelecekteki olası siyasi hamlelerinin işaretlerini
Diyarbakır, Van ve Mardin’de seçilmiş büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınarak, kayyum atanması halkın iradesinin fiilen gasp edilmeye çalışılmasıdır. Üç kentimizin belediye başkanı da açık ara kazandıkları
Saray, işçileri açlığa mahkum ediyor AKP hükümeti yarattığı ekonomik yıkımın faturasını emekçi halka ödetmeye devam ediyor. Kamuda çalışan işçiler için, TÜRK-İŞ ile hükümet arasındaki toplu iş
İddiamız şudur: Bugün Türkiye’de sosyalizm teorik derinlik, düşünce üretimi ve kendi içinde tartışma kültürü açısından tarihinin en zayıf ve kısır dönemini yaşamaktadır… Bu iddia tarihsel dönemler
Kazdağı’nın eteğindeyiz. Binlerce yıl öncesinden gelen adıyla İda’nın… Fikirlerin anası, ormanların anası, pınarların anası sayılan bir topraktayız. Homeros’un İlyada, Vergilius’un Aeneas destanlarında andığı, Hasan’ın Emine’si için
Sosyalizm imkânları açısından bakıldığında dünyamızda 40 yıllık bir dönemin artık kapandığını gösteren işaretler var. Daha dar anlamda alındığında sınıf hareketinde pek bir canlanma görülmüyor; ama sınıfsal