MESEM: Eğitim Değil, Devlet Eliyle Çocuk İşçiliği
MESEM Nedir?
MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi), temelde "çıraklık" eğitimi veren kurumların yeni adıdır. Proje, uzun yıllar “Çıraklık Eğitim Merkezi” olarak bilinen bu yapıların, 2016 yılında zorunlu eğitim kapsamına alınması ve isminin değiştirilmesiyle başladı.
Ancak asıl kırılma, 2021 yılında Mesleki Eğitim Kanunu'nda yapılan değişiklikle yaşandı.
Nasıl Bir Sömürü Çarkına Dönüştü?
2021 yılında Mesleki Eğitim Kanunu'nda yapılan değişiklikle birlikte:
- Her sınıf düzeyinden öğrencinin katılımının önü açıldı.
- Öğrenciler haftada yalnızca 1 gün okula gidip 4 gün çalıştırılmaya başlandı. Haftada yalnızca 1 gün okula giden öğrenciler lise diploması alma hakkı edindi.
- Çocuk işçilerin ücretlerini ödeme sorumluluğu patronlardan alınıp kamunun sırtına yüklendi. Yani halkın vergileri, sermayeye "bedava işgücü" olarak tahsis edildi.
- Bu değişiklik öncesinde program kapsamında çalışan çocuk işçi sayısı 149 bin iken değişikliğin ardından kısa sürede 500 binden fazla çocuk işçi MESEM’lerde çalışmaya başladı.
Neden MESEM'de Israr Ediyorlar?
İktidarın ve sermayenin bu projeyi parlatmasının altında 4 temel sebep yatıyor:
- Ucuz İşgücü: "Genç işsizliği azaltma" bahanesiyle sermayeye bedava/ucuz işgücü sağlamak.
- Yoksulluk Kapanı: Aileleri, ekonomik çaresizlik üzerinden çocuklarını okuldan alıp çalıştırmaya mecbur bırakmak.
- Okuldan Koparma: Liseli gençleri örgün eğitimden koparıp atölye ve fabrikalara hapsetmek.
- İtaat Kültürü: Ağır sömürü ve psikolojik şiddetle gençleri "geleceksizliğe" ve itaat etmeye alıştırmak.
Neden MESEM’e Karşıyız?
MESEM’e karşıyız çünkü bu proje, yoksul halk çocuklarına "meslek" değil, "sömürü ve ölüm" vaat eden, devlet eliyle kurulmuş kirli bir düzendir.
Çocukları patronların insafına terk eden ve denetimsiz ağır sanayi tezgahlarında 'çocuklara yasaklı işlerde' çalıştıran MESEM, bir eğitim kurumu değil ölüm tuzağıdır. Bu sömürü düzeni, sadece 2025 yılında katledilen 86 çocuk işçinin en az 15’inin ölümünden doğrudan sorumludur. Yoksulluğu istismar ederek aileleri, çocuklarını çalıştırmaya mecbur bırakan, gençleri akademik eğitimden ve sosyal hayattan kopararak geleceksizliğe mahkum eden bu sömürü çarkının ıslahını değil, derhal kapatılmasını savunuyoruz.
MESEM Gerçekleri
MESEM, kağıt üzerinde "eğitim" gibi sunulsa da sahadaki gerçekler tam tersini söylüyor:
- Yasaklı İşlerde Çalıştırılıyorlar: Çocuklar ağır sanayi, metal, inşaat gibi "Çocuklara yasaklı işler" kapsamında, risk altında çalışıyor.
- Denetimsiz ve Güvensiz: Pedagojik eğitimi olmayan ustaların elinde, iş güvenliği önlemleri olmadan çalıştırılıyorlar. Resmî iş kazası verileri ise gizleniyor veya tutulmuyor.
- Eğitim Hakkı Gaspı: Yoğun çalışma temposu nedeniyle akademik başarı düşüyor, devamsızlık ve okul terki radikal şekilde artıyor.
- Kölelik Koşulları: Çocuklar yasal sınırları aşarak haftada 6 güne varan sürelerle çalıştırılıyor.
Artık Yeter Dedik!
Bu sömürü çarkına çomak sokmak için TİP'li Öğrenciler harekete geçti:
- 2 Aralık'ta 40'ı aşkın yoldaşımız, MESEM köleliğinin mimarı Yusuf Tekin'e ve MEB'e "Yeter!" demek için MEB Çalıştayını bastı.
- Binlerce MESEM'li çocuğun sesi olan yoldaşlarımızdan 16'sı hukuksuzca gözaltına alındı.
- 3 Aralık'ta sorguları dahi yapılmadan tutukluluğa sevk edilerek tutuklandılar.
Onlar, sanayi tezgahlarında katledilen kardeşlerinin ve hala bu kölelik düzeninde sömürülmekte olan binlerce öğrencinin sesi oldular.